Genel olarak, Marmara, Batı Karadeniz, Orta Toroslar ve Kuzey Anadolu’da görülen ıhlamur ağacının boyu 20-30 metreye kadar ulaşabilir. Büyüklüğü 5-10 cm arasında değişen yaprakları genellikle yürek şeklinde ve çarpık, kenarları dişli ve uzun saplıdır. Sarkık çiçek demetleri sarımsı bir renge ve karakteristik bir kokuya sahiptir. Çok geç açan bu çiçekler (Haziran – Temmuz) kurutularak çay gibi içilir. Doğramacılıkta kıymetli olan beyaz ve hafif bir odun verir. Ihlamur kabuğundaki lifler ip ve kaba dokumalarda kullanılır. Arıcılıkta da önemli bir nektar kaynağıdır.

Kestane ağacı, mevsimsel olarak yapraklarını döken ve çalı formuna sahip orman ağaçlarıdır. Kabuğu çatlaklıdır, yaprağının yanında çıkan tomurcukları ve yalancı uç tomurcukları vardır. Tomurcuklar üst üste binmiş ve üzerileri pul ile örtülmüş şekildedir. Ağacın yaprakları sarmal şekildedir, sert dişli ve kılçıklı bir yapıya sahiptir. Oldukça dayanıklı olduğu için bazı ahşap mobilyalarda kestane ağacından elde edilen keresteler kullanılır. Kestane ağacından elde edilen kestaneler eski zamanlardan beri insanların beslenmesinde önemli bir yer tutmuştur. Doğada kolaylıkla yetiştirilebilen ağaçlardan biridir.

Baklagiller familyasından olan, sürekli yeşil yapraklı ve dikenli olan ağaç ya da ağaç türlerine verilen isimdir. Kimi yapraklar kışın dökülürken, kimisi de yaz-kış yeşil kalmaktadır. Çiçekleri hoş kokuludur, çoğu kez sarı olup beyaz ve kırmızı renkte olanları da vardır. Akasya sert bir ağaç türüdür. Doku yapısı sıkı ve güçlüdür. Ayrıca esnektir. Yedi çeşidi vardır.

Ceviz ağacı, anavatanı dünya üzerinde oldukça yaygın bir alanı kapsayan bir ağaçtır. Karpat Dağları’ndan başlayarak, Türkiye, İran, Irak, Afganistan, Mançurya, Hindistan, Kore ceviz ağacının doğal olarak yetişebildiği alanlardır. Ceviz ağacı kışın ve baharda soğuklama ihtiyacını karşılayabilecek, yazın ve baharda büyümeyi ve olgunlaşmayı sağlayacak kadar sıcak iklimleri sever. Halk arasındaki bir inanışa göre, ceviz ağacının altında oturulmamalıdır. Bu yaygın inanışın kaynağı ceviz ağacının sülfür gazı salgılamasıdır. Çünkü sülfür gazı ağır olduğundan dibe çöker. Ağacın dibinde oturulursa, kişide sersemleme hali ortaya çıkar. Bunun ceviz ağacının altında oturanlar açısından böyle bir zarar olsa da, aslında sülfür gazı ozon tabakasını tamir eden bir gazdır.

Kavak ağacı, söğütgillerden olup, odunsu bir bitkidir. Sürgün verme özelliği fazla olan kavak ağacı çabuk büyür. Dolma arazilerde ve akarsu kenarlarında iyi yetişirken, ağır topraklarda ve durgun su yerlerde iyi gelişim gösteremez. Kavak ağacından elde edilen odunlar, kibrit ve mobilya yapımında kullanılır. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde kavak yetiştiriciliği yapılmaktadır. Her bölgenin iklim durumuna göre kavak çeşitleri değişmektedir. Ak Kavak, Kara Kavak, Fırat Kavağı, Titrek Kavak, Boz Kavak gibi türleri vardır.

Anavatanı Kuzey Amerika, Asya ve Avrupa’nın doğusudur. Ülkemizde yetişen tek türü, doğu çınarıdır. Çınar ağaçları uzun boy ve kalın bir gövdeye sahiptir. Geniş alanlara, mahallelere, su başlarına, çayırlık ve mesire yerlerine gölge ağaçları olarak dikilmektedir. Boyları 40-50 metreye kadar ulaşabilmektedir. Çınar ağaçları nemli bölgelerde, direkt güneş alan bölgelerde ve biraz gölgeli alanlarda sağlıklı yetişmektedir. Mobilya sektöründe, ahşap, parke ve mürekkep yapımında kullanılmaktadır. Gentry, Chiapas, Kerr, Meksika, Oaxaca, Doğu, Batı, Arizona, Londra, Rzedowski Çınarı gibi türleri mevcuttur.

Çam ağacı, çamgiller familyasına ait kozaklı bir ağaç çeşididir. Günümüzde yüz çeşit çam ağacı türü bulunmaktadır. Ülkemizde sıklıkla Sarıçam (Pinus silvestris L.) görülmektedir. Genellikle Karadeniz bölgesinde görülür. Yeşilliğini hiç kaybetmeyen bu ağaçlar genel olarak tropik ve dağlık bölgelerde bulunmaktadır. İğne biçiminde sert ve kalın yaprakları sayesinde dört mevsim dökülmeler ve kendilerini korurlar. Akçam, Karaçam, Fıstık çamı, Sahil Çamı, Laden, Venedik Çamı, Kaliforniya Çamı gibi çeşitleri vardır. Kerestecilik, kağıt hamuru, esans, parfüm üretiminde kullanılır. Terebenti, ham reçine, çam sakızı elde edilir.

Kayıngiller familyasından gelen Meşe ağacı, üç yüze yakın çeşidi olan yaz-kış yaprak dökmeyen türleri olan ve kerestesi bir hayli dayanaklı bir orman ağacıdır diyebiliriz. Uzunluğu 25 metreye kadar ulaşan ve 2 metre kadar gövdeye erişebilen geniş tepeli ağaç türlerindendir. Genellikle Trakya’da ve Marmara’da rastlanmaktadır. Odunların anatomik özelliklerine göre kırmızı meşe, ak meşe ve her dem yeşil meşeler olarak üç gruba ayrılmaktadır. Ülkemizde 18 adet meşe türü vardır: Saplı meşe, Sapsız meşe, Doğu Karadeniz meşesi, Saçlı meşe, Istranca meşesi, İspir meşesi, Macar meşesi, Kasnak meşesi, Mazı meşesi, Tüylü meşe, Anadolu palamut meşesi, İran palamut meşesi, Lübnan meşesi, Makedonya meşesi, Pırnal meşe, Boz pırnal, Kermes meşesi, Yalancı tüylü meşe, Mantar meşesi.

Akdeniz ülkelerinde yetişmekte olan, 10-20 metre arasında değişen yüksekliklere sahip, dalları dikensiz ve yaprakları karşılıklı olan küçük ve gümüş renginde uzun ömürlü bir ağaçtır. Boylu bir çalı olarak da karşımıza çıkabilen zeytin ağacı, sık dallı, yayvan tepeli ve her mevsim yeşil yapraklara sahip olan bir ağaçtır. Geniş, kıvrımlı ve yamru yumru bir gövdeye sahip olan ağaç yaşlandıkça düzgün gri renkli gövde kabuğunun giderek çatlaması söz konusudur. Ağacın tepesi ise her sene yaklaşık olarak artan boyu kadar genişlemektedir. Uzun ömürlü bir ağaç olan zeytin ağacı yaklaşık 2000 yıl yaşayabilmektedir. Bu meyvenin etli kısmı ve sert çekirdek kısmı kullanılarak elde edilen zeytinyağı oldukça değerlidir.

Kış aylarında yapraklarını döken bir orman ağacı türüdür. Sürgünleri tomurcuklu yapıya sahiptir ve yan ikili sıralı sarmallardan oluşmuştur. Açık gri veya koyu gri renkte kabuklara sahiptir, bu kabuklar ağaçların yaşamı boyunca çatlamadan düz ve pürüzsüz bir şekilde kalır. Üç köşeye sahip kızıl kestane renginde sert kabuklara sahip bir meyve verir, bu meyvenin adı nus diye bilinir. Yeteri olgunluğa ulaşınca her kabuktan iki adet meyve dökülür, meyvelerin tohumları yağlı bir yapıya sahiptir. Mobilya, araba, parke, ayakkabı kalıbı, ambalaj sandığı, oyuncak, sandal, alet sapları gibi çeşitli alanlarda kullanılır. On tane türü vardır: Japon kayını, Çin kayını, Amerika kayını, Tayvan kayını, Mavi Japon kayını, Güney Çin kayını, Parıltılı kayın, Meksika kayını, Doğu kayını, Avrupa kayınıdır.

Servi ağacı, genel olarak Akdeniz Bölgesi’nden Himalayalar’a kadar uzanan bölgede yetişen bir ağaç türüdür. Dört mevsim yeşil kalan ağaç yapraklarını hiç dökmez. İlk çıkış zamanı iğne şeklinde olan yapraklar daha sonra pul şekline döner. Yavaş büyüyen bir ağaçtır, ancak zamanla 30-35 metre boyuna ulaşabilir. Servi ağacı, 2000 yıl yaşama özelliğiyle dikkat çeken bir türdür. Kendine özgü çok güzel bir aroması, ağaç içinde reçine ve sakız türü maddeleri vardır. Servi, yapılarda iç ve dış kısımlarda, köprü ve iskele gibi yapıların ayak kısımlarında kullanılır. Mobilya ve dolap yapımında da sıklıkla tercih edilir. Servinin dalları ve yapraklarıyla birlikte kozalakları da toplanarak kullanılmaktadır. Kozalakları tam olgunlaşmadan toplanır.

Tabii ki yapay pencere ve kapı üreticileri! Şaka bir yana ahşap, en eski inşaat malzemelerinden biri olarak, işlenmesinin kolaylığı, hafifliği, mukavemeti, ses, ısı ve elektrik yalıtımı gibi mükemmel özelliklerine rağmen aynı zamanda biyolojik bir madde olduğundan aşırı rutubet, sıcaklık ve tuz gibi dış etkenlerle çeşitli bozulmalara uğrar.

Yeryüzündeki herşey - hatta insanlar! - gibi ahşap pencerelerin de ömrü içinde yaşadığı şartlara bağlı olarak büyük değişkenlik göstermektedir.